Araştırma görevlileri geçici statüde istihdam edilebiliyor mu?

Yükseköğretim Kurulunun sessiz devrim olarak adlandırdığı 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda yapılan düzenlemelerin detayları ortaya çıktı. Kanun tasarısına göre bundan böyle tüm araştırma görevlisi atamaları geçici statüde yapılacak.



Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç, 11 Mayıs 2017 tarihinde yaptığı basın açıklamasında; 'Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ve hükümetin tasvibi ile 10 dolayındaki YÖK Kanunu ile ilgili madde teklifi, Üretim Reformu Paketi'ne dahil oldu. Aslında tam da yerini buldu bu maddeler. Zira bu değişiklikler, ülkenin kalkınma yolunda ilerlemesini hedefleyen üretim paketinin amacına yönelik maddelerdir. Malumdur, kalkınma ancak üretim ile üretim de ancak nitelikli bilgi ve insan gücü ile olabilir. Bu maddeler bu amacın akademik ayağını oluşturmaktadır. Bu maddeler aslında yükseköğretimde sessiz bir devrimdir. Bu maddelerin hayata geçmesi, sessiz bir devrimin hayata geçirilmesidir. Onlarca yıldır beklenen, dillendirilen ama gerçekleştirilemeyen, üniversitelerimizi her düzeyde daha rekabetçi bir ortama yöneltecek, kaliteyi yükseköğretimdeki büyümenin merkezine oturtacak, YÖK'ün bazı yetkilerinin devredilerek, YÖK'ün kararlarının dış paydaşlara da açık, daha paylaşımcı bir şekilde alınmasını sağlayacak, üniversitelerimizin bilgi üretimi ve araştırmacı insan kaynağı yetiştirme süreçlerini teşvik edecek, üniversitelerimiz ile iş dünyası, dış paydaşlar ile arasındaki ilişkileri geliştirecek, bu şekilde yükseköğretimde bir sıçrama meydana getirecek maddelerdir.' demişti.

Bu kanuni düzenlemenin detayları ise Yükseköğretim Kurulu web sayfasında 11 başlıkta gerekçeleri ile birlikte açıklanmıştır. Ancak, 17 Mayıs 2017 tarihinde TBMM'ye sevkedilen 'Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nı incelediğimizde açıklamalarda hiç dile getirilmeyen bir düzenleme gözümüze çarpmıştır.





Maalesef daha önceki açıklamalarda bir düzenleme kamuoyuna ilan edilmemiş ve 'SESSİZ' bir şekilde kanun tasarısına dahil edilmiştir.

ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ İSTİHDAMI TAMAMEN GEÇİCİ STATÜYE GEÇİYOR !

Bilindiği üzere, yükseköğretim kurumlarında iki farklı statüde araştırma görevlisi istihdamı yapılmaktadır. Bunlardan ilki, 2547 sayılı Kanunun 33/a maddesine göre atamalardır. Bu kanun maddesine göre atananlar doktora eğitimleri bittiğinde görev yaptıkları üniversitelerde Yardımcı Doçent kadrosu alamasalar dahi görevlerine devam edebilmektedirler. Bir anlamda bu statüde olanların kadro güvenceleri bulunmaktadır.

Bunlardan ikinci olan, 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesine göre yapılan atamalardır. Bu statüde atananlar lisansüstü eğitimleri süresince araştırma görevlisi kadrolarına atanmaktadırlar. Doktora eğitimi bitmeye yakın bu kişiler korkulu rüyalar görmeye başlarlar. Çünkü, doktora eğitimi bittiğinde Yardımcı Doçent kadrosu alamadıkları takdirde işsiz kalmaktadırlar.

Yükseköğretim Kurulu bu çift başlı durumu ortadan kaldırmak adına TBMM'ye sunulan yasa tasarısında aşağıdaki gerekçe ile birlikte şu düzenlemeye yer vermiştir.

YASAL DÜZENLEME NE ZAMAN HAYATA GEÇECEK ?

Bu kanun tasarısı yasalaştığı takdirde, tüm üniversitelerde araştırma görevlisi kadrosuna atamalar 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi kapsamında yapılacaktır. Bu statüde eğitim görerek doktora/sanatta yeterlik eğitimini tamamlayanların en fazla %20'si üniversite senatolarınca belirlenen ve YÖK tarafından onaylanan usul ve esaslara göre Yardımcı Doçent kadrosuna atanabilecektir.

Performansa dayalı oluşacak bu kriterlere göre atanamayanların lisansüstü eğitimlerini tamamladıkları üniversitelere atanabilmeleri için en az bir akademik yıl yurtiçi veya yurtdışı üniversitelerde çalışmaları şart olarak öngörülmüştür. Ayrıca bu kapsamda atananların 2547 sayılı Kanunun 35 inci maddesi uyarınca görecekleri doktora/sanatta yeterlik eğitim süreleri için mecburi hizmet şartı bulunmayacaktır. Ayrıca kanun hükmü 01 Ocak 2018 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecektir.

Kategori: Haberler