Türkiye'nin ilk tematik müzik üniversitesi kuruldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni kurulan Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörlüğü'ne atadığı İTÜ Devlet Konservatuvarı Temel Bilimler Bölümü Ses Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erol Parlak, Türkiye'nin ilk tematik müzik üniversitesine ilişkin projelerini ve hedeflerini anlattı. Dört fakülte, bir meslek yüksekokulu ve bir enstitünün yer aldığı üniversiteye, akademik ve idari kadronun tamamlanmasının ardından öğrenci alınacak.



Yeni kurulan Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörlüğü'ne atanan Prof. Dr. Erol Parlak, üniversitenin ruhunun temelde geleneğe dayalı olacağını belirterek, 'Dünyanın en zengin kültür coğrafyasında yer alan ülkemizin binlerce yıllık kadim birikimini anlamamız çok önemli. Zira bunu anlamadan gerçekçi bir ilerlemeden, dünyada güçlü bir temsiliyetten söz etmemiz mümkün değildir. Üniversitemizin temel felsefesi bu olacaktır.' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni kurulan Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörlüğü'ne atadığı İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Devlet Konservatuvarı Temel Bilimler Bölümü Ses Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Parlak, üniversiteye ilişkin projelerini, hedeflerini ve üniversitenin müzik alanında üstlendiği misyonu AA'ya anlattı.





Parlak, geçen yıl Beştepe'de düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni'nde yaptığı teşekkür konuşmasında, Türkiye'de sanatın, özellikle de müziğe dair profilin nasıl olduğunu, yaşanan sorunların nasıl aşılabileceğine dair çeşitli öneri ve projeleri aktarmaya çalıştığını belirtti.

Bu projelerden birinin tematik bir müzik üniversitesi kurulması olduğunu aktaran Parlak, tematik üniversitelerin özellikle Batı'da yaygın olduğunu, Türkiye'de yeni geliştiğini, müzik alanında ise hiç olmadığını ifade etti.

Türkiye'deki üniversitelerde müziğin çoğunlukla teknik üniversitelerin içinde yapılandığını, kendini ifade edebilecek mecraları çokça bulamadığını dile getiren Parlak, 'Türkiye güçlü kültür-sanat potansiyeli olmasına rağmen bu konuda neredeyse dünyada kendini ifade edemez durumdadır. Müzik eğitimcileri ve sanatçılar olarak bunu görmekte ve ülkemiz adına üzüntü duymaktayız. Böyle bir üniversiteye ihtiyaç olduğunu, yıllardan beri de düşünmekteydim ve ödül töreni sırasında bir dilek olarak telaffuz ettim. Sayın Cumhurbaşkanımız bunu çok dikkatli bir şekilde takip etmişler, önerimi dikkate alarak orada bana 'Erol Hocam müzik üniversitesini kuruyor muyuz?' dediler. Ben de 'Büyük hizmet olur.' dedim. Bu şekilde süreç başladı.' diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın da konuyu sahiplenmeleri ve Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Sağer'in de destekleriyle bir çalışma yürüttüklerini belirten Parlak, hazırladıkları rapor doğrultusunda Yükseköğretim Kurulu'nun 5 Nisan'da bir arama konferansı düzenlediğini, bu toplantıya çeşitli üniversitelerden çok sayıda akademisyenin katıldığını söyledi.

Prof. Parlak, üniversitenin kurulmasının ardından rektör atamasının gerçekleştiğini ve 16 Ekim itibarıyla görevinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onandığını hatırlattı.

- 'Dünyanın en zengin kültür coğrafyasındayız ama dünyada tanınmıyoruz'

Prof. Dr. Parlak, dünyanın en zengin kültür coğrafyasında yer alan Türkiye'nin, binlerce yıllık kadim birikimini anlamanın çok önemli olduğunu vurguladı.

Bunu anlamadan gerçekçi bir ilerlemeden, dünyada güçlü bir temsiliyetten söz etmenin mümkün olmadığını aktaran Parlak, şöyle devam etti:

'Üniversitemizin temel felsefesi bu olacaktır. Ancak bu yaklaşımdan salt belli müzik türlerinin ele alınacağının anlaşılmaması gerekir. Türk halk müziği, Türk sanat müziği, batı müziği yanında ayrıca çeşitli müzik türleri de ayrımsız biçimde bir arada olacak. Ruhunu Anadolu'dan alan, ancak, evrenselliği gözeterek dünyaya geniş bir medeniyet ufkuyla bakabilen, ülkemizin müzik sanatına dair sahip olduğu tüm imkanları olumlu bir potansiyel olarak değerlendiren bir kurum olmalıdır. Üretken, dinamik, Ar-Ge ve inovasyonu teşvik eden, yaratıcı fikirlerin filizlenmesine olanak tanıyan, öncü yapısıyla değişime yön veren, uzman bilim-sanat insanları yetiştiren, güçlü ve kimlikli bir temsiliyeti olan, alanında fark yaratacak etkin bir üniversite, müzik sanatı ve bilimi üzerinden ülkemize önemli katkılar sağlayacaktır.

Odak noktası yerel, ancak vizyon ve misyonu uluslararası olan böylesi bir kurum, ülkeler arası ilişkiler bakımından, kültür sanatımızın ulusal ve uluslararası alandaki varlığı ve güçlü temsiliyeti için de önemli bir adım olacaktır. Üniversitenin ülkemizin dünya ülkeleri ile iletişim ve etkileşimine, kültürel ve sanatsal potansiyelinin aktarımı ve tanıtılmasına katkı sağlayabilmesi ana hedeflerimizdendir. Bu olgu, hem ülkemizin uluslararası alandaki imajıyla ilgili yeni bakış açıları ve farkındalık yaratabilecek hem de kültürler arası bağların pekiştirilmesinde sağlam temeller oluşturacaktır. Uluslararası alanda özgün kimliğimize dayalı, kişilikli, güçlü, tanınan, saygın ve kültür sanat adına değer üretebilen bir kurum olması, üniversitemizin temel misyonudur.'

- 'Yapılması gereken çağın ruhuna yakışır güçlü bir bilim-sanat yuvası oluşturmaktır'

Türkiye'nin jeopolitik konumu, çok katmanlı sosyo-kültürel yapısı ve tarihsel gelişmelerden kaynaklı olarak müzik alanında çok başlılık olduğunu aktaran Parlak, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Kökleri en az 5 bin yıl öncesine uzanan derin bir tarihsel geçmişe sahip, medeniyetler beşiği Anadolu topraklarının çok zengin bir geleneksel müzik kültürü var. Ayrıca 600 yıllık Osmanlı Devlet geleneğinden bize ulaşan Türk sanat müziğimiz var. Bunların yanında 300 yıldır süregelen batılılaşma serüveni içinde edindiğimiz kazanımlarımız da bulunmakta. Ancak, bunların her biri adeta birbirine sırtını dönmüş durumda. Bu durum müzik kurumlarında da aynı. Karma modeller bile modernleşme çalışmalarının başladığı yaklaşık 200 yıllık süreçte ortaya çıkan zıtlıklar zemininin hemen tüm izlerini yansıtır nitelikte. Bize göre yapılması gereken; yüzlerce yıldır içine düştüğümüz ve adeta uzlaşmaz bir tavırda sürdürülen bu kısır çatışma ortamından ve ön yargılardan uzaklaşarak, samimi bir biçimde değerlerimizi bir araya getirmek, böylelikle zengin birikimimizi en iyi şekilde değerlendirip müzik sanatımızı ayağa kaldırarak hem ülkemize hem de çağın ruhuna yakışır güçlü bir bilim-sanat yuvası oluşturmaktır.

Bir başka söyleyişle, gün; samimiyetle bir olma, birlik olma, kültür sanat adına çağın ruhuna ve gelişmişlik düzeyine uygun gerçekçi, yepyeni bir ufuk çizme günüdür. Ülkemizin yüksek potansiyelini bütüncül biçimde kucaklayıp ele alacak dünya standartlarında bir müzik üniversitesinin kuruluş yaklaşımı da bu doğrultuda olmalıdır. Özgün kültür-sanat değerlerimizi önce kendimize yeniden hatırlatıp öğretmek, sonra da dünyaya sunmak amacı ile ülkemize kazandırılacak böylesi bakış açısı ve ruha sahip bir kurumun, birçok gelişmenin ve ilerlemenin lokomotifi olacağı, ülkemizi uluslararası alanda başarı ile temsil edeceği de açıktır.'

Üniversitede güncel müzik türlerinin de olabileceğini ifade eden Parlak, örneğin caz okuyan bir öğrencinin piyano bilmesi gerektiği gibi bağlamayı ya da tamburu, makamları, perde yapısını, üslupları, tarzları, türleri, repertuvarı bilmesi, bunlardan en az birini çalabilmesi gerektiğinin önemine işaret etti.

Parlak, öğrencinin, böyle bir birikim sonrası, yaptığı müzikte daha özgün, farklı ve derinlikli olabileceğini, dünyadaki mevcut pratiklerin de bunu gösterdiğini belirtti.

- Dört fakülteli üniversite

Parlak, Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin, yeni bir üniversite olması dolayısıyla idari ve akademik kadronun şu an bulunmadığını, baştan bir yapılanma gerçekleştireceklerini söyledi.

Geçmişte yapılan hataları yapmamak adına dikkatli bir şekilde bu çalışmaların yürüteceklerini vurgulayan Parlak, 'Yapılanmada yatay olarak genişleyen bir yapı yerine, öz ama derinlikli olması gerektiğini vurguladı.

Kurumun ihtiyaca, çağın ve sanatın gereklerine göre adım adım büyümesi gerektiğini de ifade eden Parlak, 'Ülke olarak bu konuda yaşanmış çokça tecrübemiz var. Sanat kurumlarında yaşanan sorunların nereden kaynaklandığına dair epeyce bilgi ve deneyim var önümüzde. Hal böyle olunca muhtemeldir ki kurumun eğitime başlaması biraz zaman alacak. Öncelikle doğru bir şekilde yapılanmayı hedefliyoruz. Alanın liyakatli üstatlarını, kıymetli hocalarını orada görmek istiyoruz.' dedi.

Üniversite bünyesinde Müzik Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi, Müzik ve Sanat Eğitimi Fakültesi, İcra Sanatları Fakültesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulu, Güzel Sanatlar Enstitüsü'nün yer aldığını belirten Parlak, ayrıca sürekli eğitim merkezleri, uzaktan eğitim merkezleri, ses ve bilgi kütüphaneleri, araştırma merkezlerini de içeren bir üniversite hedeflediklerini ifade etti.

Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilk, orta ve lise eğitimini de amaçladıklarını belirten Parlak, sanat eğitimine dair sağlam bir yapı oluşturmayı amaçladıklarını kaydetti.

Kategori: Haberler